çocukken bizi izleyen bir tanrı olduğunu düşünürdüm. şimdi ise o kadar eğlenceli olmadığımızdan televizyonda reality show izlediğinden eminim
30 Mayıs 2012 Çarşamba
23 Mayıs 2012 Çarşamba
"Ne kadar zavallısınız bazen, çocuklarınızı koparıyorlar sizden, bilerek öldürüyorlar sonra sizinle birlikte arkalarından merhametlilermiş gibi sanki gözyaşı döküyorlar. Dilinizi konuşmayanı, tanrınıza inanmayanı, sizi temsil eden kumaş parçasını elinde dalgalandırmayanı dışlamanızı hatta giderek ortadan kaldırmanızı arzuluyorlar. Size bunları yapmaları lazım, çünkü varlıklarını sürdürme ihtiyaçları vardır. Sayenizde elde ettikleri güçten ve bu gücün verdiği ayrıcalıklardan bir türlü vazgeçmek istemediklerinden 'devlet' ve 'ulus' kelimelerini düşürmüyorlar dillerinden. Olmadığınız halde sizi 'ezeli ve ebedi kahramanlar' ilan ediyor, bununla da yetinmeyip illegal katil kahramanlar çıkarıyorlar" [N. Machiavelli]
19 Mayıs 2012 Cumartesi
17 Mayıs 2012 Perşembe
15 Kasım 2011 Salı
10 Kasım 2011 Perşembe
22 Ekim 2011 Cumartesi
yağmur her zamanki gibi gecikmişti
mazereti bulut
mavisi karasına katık edildi
devrik cümlelerden geriye kalan enkazı önüne katarak
şehrin paslı logar kapaklarından süzüldü gece.
düşler savurdum küfürden beter
marazı mazisinden emanet.
her yakarış yeniden yankılandı en bilindik bedende
her yolculuk son buldu en umulmadık molada...
mazereti bulut
mavisi karasına katık edildi
devrik cümlelerden geriye kalan enkazı önüne katarak
şehrin paslı logar kapaklarından süzüldü gece.
düşler savurdum küfürden beter
marazı mazisinden emanet.
her yakarış yeniden yankılandı en bilindik bedende
her yolculuk son buldu en umulmadık molada...
8 Eylül 2011 Perşembe
Lamekan
yaz, çocukluktan kalma bir hatıra
içimde hazan sancısı
derinlerde bir hançer
vurgun yemiş benliğim
haykır üstüme üstüme
yüzün paramparça
nefesin dilimin ucunda
kimi öpsem uçacak.
o an sesin tutundu yakama
uçurumlar intihar oranlarındaki düşüşten şikayetçi
postacılar parfümsüz mektuplardan
hesapsız, şafaksız bir bekleyiş arafta
metal kadar soğuk kin
ellerin kadar uzak tin
hudutsuz gecede
lamekan düşlerde
bir huzurevi yangını gidişin
senden payıma düşen bir çift söz
olmadı işte olamadı…
içimde hazan sancısı
derinlerde bir hançer
vurgun yemiş benliğim
haykır üstüme üstüme
yüzün paramparça
nefesin dilimin ucunda
kimi öpsem uçacak.
o an sesin tutundu yakama
uçurumlar intihar oranlarındaki düşüşten şikayetçi
postacılar parfümsüz mektuplardan
hesapsız, şafaksız bir bekleyiş arafta
metal kadar soğuk kin
ellerin kadar uzak tin
hudutsuz gecede
lamekan düşlerde
bir huzurevi yangını gidişin
senden payıma düşen bir çift söz
olmadı işte olamadı…
22 Ağustos 2011 Pazartesi
Adı Hoşçakal
tanrılar gidiş yoluna puan vermiyor
taşıdığımız taşlar hep kafamıza düştü
isyana mecal mi kaldı sisifos
yüreğin depreminde
solunum yolları kör düğüm
eller titrek
richter şaşkın
seni benden alsalar
yine bir eder mi?
ben beni terk etsem
nehirlere karışsam
denizler kabul eder mi?
tasvirlere sığmıyor
taşıyor keder
sonbaharın amortisi belli belirsiz bir tebessüm
yırtılır gözümün perdesi
üstüme düşer geceler
kuşanırken kifayetler yetersizliği
boylu boyunca uzanır sus
sen bilmezsin buraları
yanlış anlaşılmasın diye
insanın yüzüne bile bakılmaz
elalem ayıplamasın diye
musibet bir özleme sarılır bira şişeleri
yolu düştür
teni veba
adı hoşçakaldır buraların
taşıdığımız taşlar hep kafamıza düştü
isyana mecal mi kaldı sisifos
yüreğin depreminde
solunum yolları kör düğüm
eller titrek
richter şaşkın
seni benden alsalar
yine bir eder mi?
ben beni terk etsem
nehirlere karışsam
denizler kabul eder mi?
tasvirlere sığmıyor
taşıyor keder
sonbaharın amortisi belli belirsiz bir tebessüm
yırtılır gözümün perdesi
üstüme düşer geceler
kuşanırken kifayetler yetersizliği
boylu boyunca uzanır sus
sen bilmezsin buraları
yanlış anlaşılmasın diye
insanın yüzüne bile bakılmaz
elalem ayıplamasın diye
musibet bir özleme sarılır bira şişeleri
yolu düştür
teni veba
adı hoşçakaldır buraların
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
